Geleceğin iş dünyasına hazır mıyız?
Türkiye Kalite Derneği (Kalder) bu sene 13'cüsünü düzenlediği "Mükemmelliği Arayış Sempozyumu'nu (MAS)" 12-14 Haziran tarihlerinde İzmir'de gerçekleştirdi.
Bu başarılı sempozyumun ana teması "Yeni Dünya Yeni Yaklaşımlar" olarak belirlenmişti; ben de "Geleceğin İş Dünyası" panelinde konuşmacı olarak bu konudaki görüşlerimi paylaşma fırsatını yakaladım.
Sabancı Grubu şirketleri olarak en başından beri desteklediğimiz Kalder Hareketine, bu çerçevede destek verebilmek, bir şekilde geleceğin rekabet ortamıyla, Kalder'in "Toplam Kalite" ve "Mükemmellik" yaklaşımları arasında bağlantı kurma fırsatı yakalamak, benim için de güzel bir fırsat oldu.
Görüşlerimi 4 ana bölümde paylaştım:
Dünya'da yaşanan hızlı değişkenliğin yarattığı fırsatlar/zorluklar,
İş Dünyası bu değişkenliği nasıl yönetip fayda sağlayabilir?
Türkiye'nin fırsatları nedir; bunu nasıl gerçekleştirebiliriz?
Liderler kendilerini ve ekiplerini geleceğe nasıl hazırlamalı?
Bu maddeleri detaylandırırsak;
Dünya'da yaşanan hızlı değişkenliğin yarattığı fırsatlar/zorluklar:
Fırsatlar nelerdir?
- Güçlü büyüme "çift kutuplu büyüme" trendiyle (hızlı büyüyen "gelişen ekonomiler", yavaş büyüyen/durağan "gelişmiş ülkeler") devam ediyor. Ancak ciddi riskler ve tasarruf baskısı söz konusu;
- Dünyada tüketici profillerine göre iki "Yeni Pazar" oluştu;
- Özellikle hızlı büyüyen ülkelerde yükselen orta sınıf,
- Az gelişmiş ülkelerde büyümeyle oluşan yeni tüketici sınıfları.
- Temiz teknolojiden gelen büyüme (çevreci ürünler, enerji verimliliği),
- Demografik gerçek: " Büyüyen ve yaşlanan nüfus" ve artan sağlık ihtiyaçları,
- Hızla büyüyen bilişim teknolojisi, bunun getirdiği sosyal yapı ve iş modellerinde köklü değişiklik... E-ticaret ve pazarlamanın yeniden yapılanması.
Zorluklar nelerdir?
- Politik ve ekonomik risklerin yüksek seviyede seyretmesi (devletlerin yüksek borç seviyeleri ),
- Artan regülasyonlar,
- İşsizlik ve bunun tetiklediği ticarette korumacı uygulamalar,
- Demografik gerçek (yetkin işgücünde darboğaz).
Özetlersek, "Ekonomik belirsizlik ve risklerin yarattığı değişkenlik"; yöneticileri risk konusunda daha hassas davranmaya, yatırımcıları da temkinli yaklaşmaya sevk ediyor."
İş Dünyasındaki bu değişkenliği nasıl etkin yönetip fayda sağlayabiliriz?
İş dünyasında büyük değişiklikler var ama başarının formülü hala aynı;
- Müşteri – "İyi dinle, yeni değer yarat"
- Rekabet – "İyi takip et, fark yarat"
- Teknoloji – "Sürekli yenile, önde ol"
Bu dönemde yeni olan nedir?
-
Değişkenliği ve riski yönetmek için uzun vadeli stratejik planlama/senaryoları yapmak;
Mevcut durumda, dünyada şirketler ortalamada 4 yılın ötesine gitmiyor/bakmıyor; oysa böyle bir dönemde en az 10 yıl ötesini kurgulamaya çalışmak, sektör senaryoları yapmak son derece kritik önem kazanıyor. örnek olarak; elektrikli araç piyasasının nasıl yapılanacağı konusunda önümüzdeki dönemde birçok alternatif senaryo var. Bunları kurgulayarak değişkenliği yönetmek, otomotiv şirketleri açısından "hayatta kalıp kalmayacaklarını" belirleyecek.
-
Sürdürülebilir karlı büyüme ihtiyacı; ama nasıl?
Burada, karlılık (verimlilik/optimizasyon) ve büyüme (girişimcilik/geleceğe yatırım) arasında bir ikilem olduğunu, "Karlı Büyüme" için bu ikilemi aynı anda yönetmek gerektiğini anlattım. Bir başka değişle bu ikilemi yönetmenin; ana (core) işe yatırım yaparken, yeni iş alanları geliştirme olduğunu, inovasyon ve verimliliği aynı anda gerçekleştirme anlamına geldiğini ifade ettim.
-
Değişken dünyada "sürekli yenilenme" fırsatını yakalayabilmek;
Çoğu şirket büyümesini geleneksel bir yaklaşım olan "mevcut iş, mevcut pazar büyümesi" ile sağlıyor. Ancak aynı pazarda/aynı müşteriye/aynı hizmeti vermenin artık sürdürülebilir olmaması nedeniyle bu yaklaşım uzun vadede geçerli değil. Yeni yetkinliklerle, mevcut müşterilere yeni iş modelleri sunmak ve yeni pazarlara gitmek ve bu döngüyü sürekli kılmak, yani "sürekli yenileme" yaklaşımı sürdürülebilir karlı büyümenin gerçekleşmesini sağlıyor.
Yenilenme odaklı girişimci yöneticiler geliştirmek ve yeni yaklaşımların "ana iş"ten ayrı yapılanmasını ise " sürekli yenilenmenin başarı faktörleri olarak sıralayabiliriz.
Özetle, Geleneksel yönetim yaklaşımları yerine "daha esnek ve girişimci yönetim / yönetici modellerine geçiş", gelecekte kalıcı olmak için şart görünüyor.
Türkiye'nin fırsatlar nelerdir; bunu nasıl gerçekleştirebiliriz?
"Değişken / dinamik gelecek ve buna hazır Yükselen Türkiye" için en önemli fırsatlarımız, sanayimizi büyütüp, daha verimli, yenilik getiren büyük ölçekli işler yaratmaktır. Mevcut sanayimizi büyütürken yeni iş alanlarında ve teknolojilerde pozisyon almalıyız.Bunu gerçekleştirmek için neye ihtiyacımız var?
- Genç iş gücünün nitelikli iş gücü haline gelmesi (ana hatlarıyla eğitim konusu)
- Anahtar altyapı reformlarının gerçekleştirilmesi (ulaşım, vergi/hukuk sistemi, istihdam)
- Cari açığın azaltılması için; katma değer yaratılması ve tasarruf (verimilik) artışı. (Bu konudaki detaylı görüşümü "cari açık" yazımda bulabilirsiniz).
Bu yolda ülke olarak mevcut avantajlarımız nelerdir?
- Bölgesel avantaj (MENA pazarı),
- Göreceli gelişmiş sanayimiz,
- Ekonomimizdeki güçlü & istikrarlı büyüme.
Liderler kendilerini ve ekiplerini geleceğe nasıl hazırlamalı?
Yukarıda bahsettiğim konular doğrultusunda, liderlere önerilerimi aşağıdaki başlıklarda özetledim:- Strateji ve iş modeli... Sil baştan yapıp, yeniden oluşturun,
- Karlılık mı büyüme mi? İkisini birlikte yönet!
- Artan riski yönetmek için... Uzun vadeli senaryo planlaması yapın,
- Ekiplerinde farklı yetkinlikleri bir araya getir... Farklılıktan güç al!
- Artan bilgi kaynakları... Bilgi radarını genişlet!
Sevgi ve selamlarımla,
Mehmet N. Pekarun
