Wef 4 sene sonra yine türkiye'de... Yeni birşey var mı?
World Economic Forum'un, Ekim 2008'de İstanbul'da yaptığı "Avrupa ve Orta Asya" temalı toplantısı, özellikle dünya finans krizinin patlak verdiği günlere rastladığı için çok ilgi görmüş, gündeminde de çok kritikte sıcak konular tartışılmıştı.
4 sene sonra, WEF'in İstanbul'daki ikinci toplantısına yine kaçırmayıp katıldım. Aradan geçen zamanı düşünürsek bu toplantı, hem geriye bakıp kriz sonrası dünyada geldiğimiz noktayı görmek ve önümüzdeki dönemi daha iyi algılamak, hem de toplantının odağı olan "Ortadoğu, Kuzey Afrika, ve Avrasya" coğrafyasında Türkiye'nin yerini ve potansiyelini dinlemek için çok iyi bir fırsat oldu.
2008 toplantısındaki heyecan ve yoğunluk olmasa da, özellikle bu geniş bölgenin ortak konusu sayılabilecek 3 soruya odaklanıldı;
1) Global büyümenin yavaşlaması ve daha da azalması ihtimali karşısında, bu bölgede ekonomilerin çevikliğinin ve yenilikçiliğinin arttırılması için hükümetler ve iş dünyası neler yapabilir?
2) Bölgede enerji işbirliği ve katma değer artışı için şart olan Ar-GE yatırımı nasıl hızlandırılabilir?
3) "Arap Baharı" ile sembolize olan bölgedeki sosyal dinamizm, nasıl girişimcilik, yema güvenliği, ve yönetişim kalitesini arttıracak şekilde bir fırsata dönüştürülebilir?
Özellikle aşağıdaki oturumlarda kayda değer bulduğum notları paylaşmak isterim;
"Innovation for growth" oturumu:
Akıllı Büyüme:
Büyümenin yavaşladığı ve değişkenliğin hakim olduğu bu dönemde; özellikle bu coğrafyada, "akıllı büyümeye" ihtiyaç var. Akıllı büyüme teknoloji ve inovasyondan faydalanarak rekabetçiliği arttırmayı aynı zaman sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak anlamına geliyor.İnovasyonun Ön Koşulları:
Şirketler, hatta ülkeler için "deneyimleyen kültür" yapısını güçlendirmek kritik önem kazanıyor. Birlikte çalışma kültürünü ve eğitim sistemlerinin ilköğretim seviyesinden desteklenmeye başlaması da ayrıca kritik faktörlerden..."Big deal" oturumu:
Yükselen pazarların, yapılandırdıkları ekonomik güçleriyle, yakın gelecekte geçerli finans merkezlerine dönüşmelerinin tartışıldığı oturumdaki ana mesajlar şöyleydi;
Bu mümkün görünüyor
Ancak finans piyasalarının geçmiş performanslarında güvenilirlik tarihçesine ihtiyaçları var; bu da oldukça zaman alacak bir süreç… Burada esas olan en güçlü nokta ise politik istikrar olarak işaret ediliyor.Büyüyen bir finans piyasası için mutlaka itici bir güce ihtiyaç var
Örneğin, Dubai'nin petrol avantajı gibi… İstanbul'un en az 10 senelik uzun vadeli bir proje olarak ele alınması gerekse de iç tüketim gücü ve büyümesi bu şehri expatlar tarafından da tercih edilen cazip bir şehir haline getiriyor."Arap Baharı'ndan Sonraki Jeopolitik Durum" oturumu:
Arap baharının geleceği ve Suriye konuşulduğu bu oturumda, demokratikleşme sürecinin çok uzun süreceği, ancak halk hareketinin "gerçek" olduğu, bu yüzden de geri dönülmez bir süreç olduğu vurgulandı. Suriye konusunda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin işlemeyen, pasif yapısı eleştirdi. Eninde sonunda, Arap Baharının kalıcı olması için, süratle bu bölgeye yatırım çekilmesi, ve genç nüfusun işsizlik sorununun üzerine gidilmesi vurgulandı.Sosyal Girişimcilik Konusu:
WEF'i düzenleyen Schwab Vakfı'nın, yaklaşık iki senedir çok önem verdiği bir konu Sosyal Girşimcilik… Ben, ilk defa bu toplantı sayesinde bu konuyla tanışma ve misyonunu anlama fırsatını edindim. Schwab Vakfı, sosyal girişimciliği dünyanın temel sorunlarını çözmek konusunda çok önemli görüyor. Bu doğrultuda sosyal girişimci gruplarının oluşumunun desteklenmesini çok önemli bir gündem maddesi haline getirmiş.
Bence, Türkiye gibi genç nüfuslu ve bol sorunlu bir ülke için bu okçuyu işlemek altın fırsat, mevcut ve potansiyel bütün sosyal toplum kuruluşlarının dikkatine!
Sonuçta unutmamak lazım; WEF belki her şeyden önce çok önemli bir networking platformu... Program içeriği belki eskisi kadar doyurucu olmasa da, yüksek katılımcı sayısı, katilima olan aşırı talep ( isteseniz de aylar önceden yer kalmamıştı!),Türkiye'nin bölgedeki önemi ve politika/iş/akademik dünya liderlerinin buluşma yeri olarak cazibesini çok net bir şekilde teyit etmiş oldu.
Sevgi ve selamlarımla,Mehmet N. Pekarun
